Kahve ve Seyahat Üzerine Söyleşi RÖPORTAJ

KAHVE VE SEYAHAT ÜZERİNE SÖYLEŞİ: YUNANİSTAN’DAN NOTLAR

Gezginlerin seyahat deneyimlerinden kendime bir pay çıkarıp kahve sevgisi, ilgi alanları, kahve çeşitleri ve kahvenin insan üzerindeki etkileri üzerine bilgilendiğim ve yapmaktan büyük mutluluk duyduğum Kahve ve Seyahat Üzerine Söyleşi‘nin bu haftaki konuğu Nazlı. Bu projede nitelikli kahveleri ile yanımızda olan Coffeetopia ve Kahve Fabrikası tam da Yunanistan’dan söz konusu markaların kurucusu Şerif Başaran tarafından getirilen “limited edition” misafir kahvelerini konuklarına sunarken bizim Nazlı ile bu söyleşiyi gerçekleştirmemiz güzel bir tesadüf oldu. Çünkü Nazlı Yunanistan’dan Notlar adı ile sosyal medya hesaplarında uzun bir süredir Yunanistan, Yunan kültürü, Yunan yeme-içme alışkanlıkları ile ilgili bilgiler veriyor, kafamızdaki ön yargılardan kurtulup gerçek bilgiye samimi bir yoldan ulaşmamıza olanak sağlıyor. Büyük bir ilgiyle takip ettiğim Nazlı ile artık dertleşebilen iki arkadaşız. O yüzden kafama takılan ne varsa sordum, sağolsun o da gayet detaylı bir şekilde beni bilgilendirdi. Haydi o zaman Nazlı’nın hayat, Yunanistan, kahve ve seyahat üzerine söylediklerine kulak kesilelim..

1- Merhaba Sevgili Nazlı. Epeydir sosyal medya üzerinden takipleşiyor, ara ara da görüşüyoruz. Paylaşımlarını ilgi ile takip ediyor, özellikle Yunanistan konusunda ufkumu genişlettiğini düşünüyorum. Seni yeni tanıyacaklar için bize biraz kendinden bahseder misin? Yunanistan’dan Notlar ismi nasıl ortaya çıktı?

Herkese merhaba. Basitçe tarif etmek gerekirse, 90’larda çocuk olmuş ama hâlâ öğrencilikten kurtulamamış bir Siyaset Bilimci ve Türkiye-Yunanistan arasında git-gel’i bitmeyen daimî bir yolcuyum… Trabzonluyum -ki bence bu beni ben yapan, karakterime de etki eden önemli noktalardan biri 😊 (Sen de muhabbetlerimizde sözlerimi, tavrımı zaman zaman buraya bağlıyorsun 😊) -Yüksek lisans tezim Türkiye-Yunanistan İlişkileri üzerineydi ve tezi yazım sürecinde her yeni günde yeni bir şey okurken, sonunda bunları birileriyle de paylaşmak istediğime karar verdim. Böylece Facebook’ta Türkiye ve Yunanistan haberleri paylaştığım bir sayfa açtım. Zaten o ara Yunanca öğreniyordum. Eşimle de o dönem sevgiliydik -ki kendisi bir Yunan 😊 Sonra eğitim ve akademik araştırmalar için bir süre Yunanistan’da kaldım. Şimdiki halim de eş durumundan… Böylece bildiğim şeyi, yani kendi gözümden gördüğüm Yunanistan’ı anlatmaya başladım. 2016’da da Instagram profilimi açtım. Orada da daha seyahat, tatil, yemek, kültür çerçevesinde paylaşımlar yapıyorum. Bir de Yunanistan’la ilgili temel bilgiler verdiğim bir bloğum var. Yani aslında tüm bu sosyal medya profillerim aracılığıyla Yunanistan hakkındaki kendi notlarımı aktarıyorum. İsim de tam olarak böyle doğdu.

2- 2000’li yılların favorisi “Yabancı Damat” tadında bir hayat 😊 Evliliğin ve eşinle ilgili yaklaşımlar nasıl oldu? Sence Türkiye “Yabancı Damat” kavramına alıştı mı yoksa hala mesafeli mi?

Başta kolay olduğunu söyleyemeyeceğim tabii ki… Ama ben çok güçlü bir karakterim. Bunda Karadenizliliğin de etkisi var sanırım. Benim için aldığım kararların, eylemlerimin açıklaması yalnızca kendime ve aileme olabilir. Bu yüzden ben her ne kadar üzerinde durmasam da çevremiz durumu çok garipsedi başta… Annemin arkadaşları, akrabalar, iş yerimdeki insanlar (bu kısım bambaşka ve çok tatsız bir hikâye) ve yöneticilerim falan hepsi telefonlar açıp ya da beni karşılarına alıp bir tur ikna çalışması yaptılar. Tabii on yıllardır insanlar yabancılarla evleniyorlar ama o zamanlar benim çevremde bunun örneği yoktu. Bu yüzden bunlarla uğraşmak zorunda kalmak sıkıcı oldu diyebilirim. Ama artık herkes için sınırlar genişledi. Gençler kendilerini tek bir yere hapis hissetmiyorlar. Bu da başka kültürleri çok daha erkenden tanımalarına vesile oluyor ve sizin koyduğunuz kalıpları, siz isteyin ya da istemeyin, yıkıyorlar. Uzun yıllar önce, başka bir şehirden evlenmek bir tabuyken nasıl sonradan sıradanlaştıysa, bir yabancı ile evlenmek de zamanla bu hale gelecek bence… Yabancı damat tabusunun kırılmasında tabii ki dizinin ve Nazlı ile Niko’nun müthiş olumlu bir etkisi oldu. Ama hâlâ mesela eşim Türkçe bilmeseydi nasıl olurdu, kestiremiyorum -ki dizide de Niko İstanbullu bir Rumdu ve Türkçe biliyordu. Bu yüzden yabancı damat iyi, hoş ama insanlar ailelerinde iletişim kurabilecekleri birini istiyorlar; kendilerini öyle daha rahat hissediyorlar. Aynı şey Yunanistan’da Yunanca bilmeyen bir yabancı gelin için de geçerli… Benim de insanlarla diyalogum Yunanca konuşmadan önceki ve sonraki dönem diye ikiye ayrılabilir çünkü…

3- Yunanistan ile Türkiye aynı coğrafyanın iki komşu ülkesi olarak elbet kültürel açıdan ve yeme-içme konularında benzerlikler gösteriyor. Senin bu konudaki gözlemlerin neler?

Senin de söylediğin gibi aynı coğrafya… Yunanistan’ın bugünkü nüfusunun yarısı Anadolu’dan giden mübadiller ve çocukları, torunları… Keza Türkiye’deki mübadil ailelerin sayısı da az değil. Bunun dışında, Anadolu’nun dört bir yanında, zamanında yan yana yaşamışlıkla öğrenilmiş ve aktarılan şeyler de var. Yani musakkanın, baklavanın, ekmek kadayıfının ya da zeybeğin, horonun Türk veya Yunan olmasıyla ilgilenmeden bunlardan zevk almak lazım. Aksi durumda mesele “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” atışmasına dönüyor. Öte yandan mutfaklar genel manada çok benzese de bir yanı da hiç benzemiyor. Mesela Yunanlar malum, denizci bir millet. Bu yüzden balığı, deniz ürünlerini Türklerden daha iyi tanıyorlar ve pişirirken de sadeliği tercih ediyorlar. Ben de buna alıştığım için artık Türkiye’de bir yerde, sırf yanar dönerli bir şeyler olsun diye balığın üzerine kaşar peyniri konmasına, pul biber serpilmesine şahit olunca çıldırasım geliyor. Temizle, at ızgaraya! Sade olsun her şey…

 

4- Yunanistan’da kahve kültürü mü daha yaygın yoksa çay mı? Çay ya da kahve için herhangi bir ritüelleri var mı?

Yunanistan’da çay neredeyse hiç içilmiyor. Tamamen hastalıkla özdeşleşen bir şey. Bu yüzden eğer çay sipariş ederseniz dikkat edin, yanında mutlaka limon ve bal da geliyor; çünkü onlara göre yalnızca hastaysan çay içebilirsin. Başka nasıl bir amacın olabilir ki? 😊 Ama kahve her şey demek… Yunan kahvaltısı diye paylaşılan komik fotoğraflar vardır mesela bir bardak kahve ve sigaradan oluşan… Yunanistan’da sabah, yolda satın alacağın ve ancak bir yudum içince ayılacağın, saatlerce elinde taşıyacağın plastik veya kağıt bardaktaki bir kahve ile başlar. Sonra da gün boyu öyle devam eder.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Ben hep ne derim? No frappe, yes freddo 😂 Yazın çok daha tercih edilebilir belki ama kışın da gayet içilebiliyor bu buzlu kahveler. İki çeşidi var: espresso ve capuccino. Peki ne var bu freddoların içinde? 📎 Freddo espresso: Tahmin edebileceğiniz gibi espresso bazlı. %100 Arabica çekirdekleriyle hazırlanan 2 shot espresso, bir miktar buzla shakerda bir süre sallanıyor. Sonra içine biraz daha buz ekleniyor. Yalnız şeker istiyorsanız espresso ile shakera girmesi lazım. O yüzden baştan belirtmeniz gerekiyor. 📎 Freddo capuccino: Yukarıdakinden farkı içine bolca konan süt köpüğü. Bu yüzden daha hafif… Granül kahvelere savaş açalı birkaç yıl oldu. Kaliteli kahve içmek lazım. Hayat kısa… Bu yüzden bir sonraki seyahatinizde siz de espresso bazlı bu kahveleri ya da sıcaklarını deneyin derim 😉 #coffee #coffeevibes #freddocappuccino #summervibes #instagreece #freddo #hayatakarken #aniyakala #benimkadrajimdan #coffeeholic #coffeeporn #instacoffee #benimgozumden #coffeegram #coffeetime #coffeeblog #instablog #hurriyetseyahat #milliyetrota #sabahtatil #yunanistan #yunanistandannotlar #greece #atina #athens #kahve #kahvekeyfi #kahvesaati #latergram #arabicacoffee

Greece | Travel & Food (@yunanistandannotlar)’in paylaştığı bir gönderi () 

5- En çok hangi kahveyi seviyorlar? Kahvenin yanında ne sunuyorlar?

Yaşlılar için vazgeçilmez kahve tabii ki Yunan kahvesi ama gençlerin daha yaygın olarak içtikleri frappe ve freddo espresso veya freddo cappuccino ya da sıcak olacaksa da Americano veya cappuccino. Yalnız her ne alırsanız, kahvenin yanında mutlaka bir ikram gelir. Bunun en basiti bir bisküvi olur. Bazı yerlerde koca bir tabakta kek dilimleri, kurabiyeler falan da gelebilir. Eğer geleneksel bir yerdeyseniz de kaşık tatlısı (reçelimsi bir macun) sunulur. Bu tatlılar genelde mevsimine göre bir meyveyle hazırlanır; ama eğer denk gelir de önünüze cevizlisini koyarlarsa, bir anda dünyanın en mutlu insanı olursunuz; çünkü resmen efsanedir!

6- Yunan Kahvesi ile Türk Kahvesi üzerine neler söylemek istersin?

Her ikisinde de Arabica çekirdeği kullanılıyor ama kavurma ile alakalı olduğunu düşünüyorum, Yunan kahvesi daha hafif. Bir de Yunan kahvesinin içildiği fincanların kenarı Türk kahvesi fincanından daha kalın oluyor. Bunun dışında, ikisinde de güzel pişirilen kahvede köpük (ya da Yunanistan’daki adıyla kaymaki) olması bekleniyor -ki ben bunu hiç beceremiyorum. Bu arada yeni bir tartışma başlatmak istemem ama bu kahvenin Güney Kıbrıs’taki adı da Kıbrıs kahvesi 😊

7- Yunanistan’da en çok sevdiğin kahveci hangisi? Neden?

Ben standart olan şeyleri seviyorum. Yani çok Amerikanvari bir beklenti belki ama bazı şeylerde (ki kahve de bunlardan biri) bildiğim, özlediğim ve aradığımda her yerde bulabileceğim tatları istiyorum. Bu yüzden zincir kahvecileri tercih ediyorum. Yalnız Yunanistan’da uluslararası zincirler var olsa bile çok da tercih edilmiyor. Bu her alanda böyle… Ama zaten her ihtiyaç için kendi zincirleri var. Kahve konusunda da en yaygın olanlar Coffee Island ve Mikel. Ben de Mikelcilerdenim 😊

View this post on Instagram

#Yunanistan'ın sevdiğim taraflarından biri de Amerikan işi zincirleri ülkede bulamıyor olmamız. Bunun birçok alanda örneği var ama bugünün konusu #kahve ☺️ Size kesinkes tavsiyem, Yunanistan'da kahveniz geldiyse, Starbucks falan bulmaya çalışmayınız. Bulsanız da girmeyiniz. Çok ciddiyim. Mis gibi #Mikel varken başka zincire ne hacet? Bir kahve delisi olarak Yunanistan'ın muhteşem güzellikleri arasında ilk sıralardadır Mikel benim için… Ülkenin her yanında, hemen hemen her şehrinde en az bir şubesini bulabilirsiniz. Bu fotoğrafsa Mikel'in #Atina #Mitropoleos Caddesinde, #Syntagma Meydanının hemen altındaki şubeden… Mikel'in belki de en uluslararası şubesi burasıdır ☺️ Her saat, her ülkeden insana rastlamak mümkün. Naçizane şahsi gözlemim, Türklerin bu mucizeyi henüz keşfetmemiş oldukları… Ama siz sakın böyle bir hataya düşmeyin e mi? ☺️ #coffee #greece #greecestagram #yunan #yunanistandannotlar #greeklife #coffeeporn #travelgreece #travelgram #instatravel #instacoffee #coffeetime #coffeelover #coffeeaddict #greekcoffee #turkishfollowers #geziyorum #athens #greekparliament #greeklifestyle #coffeegram #mikelathens @athensvoice @wu_greece #likesforlikes #atinadannotlar

A post shared by Greece | Travel & Food (@yunanistandannotlar) on

8- Yunanistan’a seyahat etmek isteyenlere nereden başlamalarını önerirsin? Senin favori şehrin hangisi?

İlk adım olarak, ekonomik de olması açısından, Türkiye’ye yakın Ege adaları görülebilir. Sonrasında arabaya atlayıp İpsala’dan girip ülke boydan boya gezilebilir ya da uçakla Atina ve yakın çevresi ziyaret edilebilir. Ama bence önemli nokta, az zamana çok şey sığdırmak gibi bir çaba olmamalı. Yunanistan’ı geziyorsanız tadını ala ala, yavaş yavaş gezin. Favori şehrim Yanya (Ioannina) Şehirde hem göl hem de dağ olduğu için ve ülkenin büyük şehirlerinden biri olmasına rağmen yine de fiziken küçük bir şehir sayılabileceği için herkesi memnun edebilir. Ama Midilli’nin kalbimdeki yeri apayrı, biliyorsun 😊

View this post on Instagram

Bazı manzaralar filtre falan istemiyor. En güzel havada ve en güzel saatte yakalanmış olmaları yeterli 🥰 Yazın gezdiğiniz yerlerin kış halleri bambaşka… Hep söylüyorum, ama tekrarlayayım. Şuraya yazın, buraya kışın gidilir gibi kalıplara girmeyin 😉 Her yer her mevsimde başka bir karaktere bürünüyor… Hepimize şimdiden iyi yıllar olsun 😇 #midilli #lesvos #midillidennotlar #sunset #tranquility #sea #ig_lesvos #traveller #holiday #instatraveling #instagreece #travelblog #cokgezenlerkulubu #hayatakarken #aniyakala #benimkadrajimdan #gununfotografi #benimgozumden #instago #wanderlust #instablog #travelstoke #travelbrag #vacation #hurriyetseyahat #milliyetrota #sabahtatil #yunanistan #yunanistandannotlar #greece

A post shared by Greece | Travel & Food (@yunanistandannotlar) on

9- Yunanistan seyahatimin bana en büyük kazançlarından biri de frappe oldu. Ama ortalıkta bir frappe&freddo tartışması dönüyor. Bizi biraz bu konuda bilgilendirebilir misin?

Bu çok derin bir mesele gerçekten. Frappe bildiğin gibi granül kahveyle yapılan bir buzlu kahve. Çok meşhur olmasının sebebi de yapımının kolay olması ve çok ucuz olması. Ama nihayetinde sağlıklı olduğunu söylemek çok da mümkün değil. Freddo espresso ve freddo cappuccino ise espresso bazlı soğuk kahveler ve granül kahveye kıyasla daha az yağlılar ve kesinlikle daha sağlıklılar. Bu hususta dikkatimi çeken bir başka nokta da sağlıklı kahve arayışında olsun olmasın, şeker kullanmayan insanların freddo tercih ettiği… Çünkü aslında frappeye o köpüksü hissi veren, çözünebilir kahvenin bolca şekerle çırpılıyor olması. Şekersiz bir frappe isterseniz berbat bir şeyle karşılaşıyor olacaksınız. Bu yüzden sade kahve sevenler zaten tartışmasız, freddo içiyorlar. Freddo espresso iki shot espresso ile yapılan, sert olan buzlu kahve. Freddo cappuccino ise buna ek olarak süt köpüğü de katılan ve nispeten daha hafif olanı. Bu soğuk kahveleri alıp buzları eriyene kadar, saatlerce elinizde gezdirmek de Yunan olmanın, Yunanistan’da olmanın gereği… 😊 Bu arada bu freddo kahveleri Türkiye’de de iced latte ve iced americano gibi isimlerle bulabilirsiniz ama Yunanistan’dakiyle aynı şey olduğunu söylemek bence mümkün değil.

10- Kahvenin insanları bir araya getirici etkisi olduğuna inanıyor musun? Hayatından kahveyi tümüyle çıkarma fikrine katlanabilir misin?

Kahvenin kesinlikle birleştirici bir etkisi var. Sakinleştirici olduğu için zaten direkt sorun çözücü bir yanı da var. En derin sohbetleri, dertleşmeleri (ayık kafa ile yapılan 😊) kahve eşliğinde yapmıyor muyuz? Bence insanın sevdikleriyle, arkadaşlarıyla buluşup bir masa etrafında kahve içerken sohbet edip gülebilmesinden daha keyif veren bir şey olamaz. Kahveyi bırakma konusuna gelirsek… Eğer tıbbî bir gereklilik falan varsa, belli bir süre için içmeyebilirim ya da kafeinsiz içip süreci o şekilde atlatmayı deneyebilirim. Ama kahveyi tamamen bırakmayı hayal edemedim. Hayat çok tatsız olmaz mı?

11- Kahvenin hayatındaki yeri nedir? Tutkunu olduğun kahve hangisi?

Tamamen psikolojik de olabilir ama kahve kesinlikle benim bir şeye odaklanmamı sağlıyor. Kokusunu alınca inanılmaz mutlu olabiliyorum. Eskiden sabahları kalkınca kahve demleyip bir süre sessizce oturup kendime gelmeye çalışırdım. Bir yudum bile olsa, içtiğim anda da kendimi yeni güne hazır hissederdim. Ama uzunca bir süredir artık bu zevkten mahrumum. Kahve tüketimimi sınırlandırabilmek için kendimce aldığım bir önlem bu… Artık evde kahve içmiyorum. Ofiste demleyip gün içinde tüketiyorum. Hafta sonları ve akşamları da içmek istersem arkadaşlarımla buluşup bir kahve eşliğinde iki lafım belini kırıyoruz. Evde içtiğim zamanlarda french press ya da dripper kullanıyordum ama ofiste filtre kahve makinem var. Çok uzun zaman önce granül kahveye veda ettim. Kendim hazırlarken artık filtre kahve yapıyorum. Dışarıda da espresso bazlı kahveleri tercih ediyorum.

12-Kahvenin yanında en çok ne yemekten keyif alıyorsun? Sana göre en iyi kahve&tatlı ikilisi hangisi?

Çalışıyorken kahveyi tek başına içiyorum. Ama ara öğün yapacaksam süt ekleyip yanında birkaç da kuruyemiş yiyorum. Genel olarak, herhangi bir yerde kahvenin yanında tatlı yemek söz konusu olacaksa sanırım en çok çikolatalı tatlılar yakışıyor diyeceğim. Özellikle de brownie… Lokasyona atış bir şey söylemek gerekirse de Midilli-Mantamados’taki lokmalar kahve yanında müthiş oluyorlar. Gerçekten şerbetli bir tatlı ve kahve birleşimi efsane! Ama Türkiye’deyken de kahvenin yanına muffini çok yakıştırıyorum.

13- 3. nesil kahvecilik hakkında ne düşünüyorsun? İçtiğin kahvenin çekirdeklerinin nereden geldiğini ve tatsal profillerini bilmek sence önemli mi?

Hakkında iyi yorumlar okuduğum 3. nesil kahvecileri ziyaret etmeye çalışıyorum. Sipariş esnasında fikir alıp tavsiye edileni denemek de hoşuma gidiyor. Ama 3. nesil kahve yapıyoruz deyip kahve ile alakası olmayan bir şeylerin hazırlandığı yerlere de şahit oldum. Suyun sıcaklığının iyi ayarlanması çok önemli; çünkü orada servis esnasında hassas olunmazsa müşteri resmen soğuğa yakın bir kahve içmek durumunda kalıyor. Bu sebeple gidip beğendiğim, kahvelerine aşina olduğum mekanları tercih ediyorum. Çekirdek meselesi ise önemli. Ben yılların üstüne artık Latin Amerika kahvelerini sevdiğime karar verdim. Herhangi bir deneme de yapacaksam yine onların arasından yeni bir şeyler deniyorum. Favorilerim ise Guatemala ve Kolombiya

View this post on Instagram

Yağmur bir anda bastırdığında kendimizi şöyle cafelere atıp nefes almak lazım. Cafe Kanoni çok sevimli ve oldukça da turistik bir yer. Burada Korfu Havaalanına inen uçakları izlerken bir taraftan da Pontikonisi (Fare Adası) manzaranız var. Yani uğradığınızda her koşulda kârlısınız ☺️🇺🇸 If it's raining and you need to take a break Cafe Kanoni could be a good choice on Corfu Island. You will be able to watch the airplanes landing and you are gonna have a great Pontikonisi (Mouse Island) view at the same time. Dont lose this chance ☺️ #corfu #greece #yunanistan #yunanistandannotlar #korfudannotlar #kanoni #rain #rainyday #coffee #hurriyetseyahat

A post shared by Greece | Travel & Food (@yunanistandannotlar) on

14- Dünyada en çok görmek istediğin yer neresi? Ve en çok denemek istediğin kahve çeşidi nedir?

Görmek istediğim çok yer var. Dönemsel olarak da “en çok” olup olmama durumları değişiyor açıkçası 😊 Ama sen de biliyorsun, iki yıldır Lviv’e gitmeye çalışıyorum ve bir türlü başaramadım. Planladım, iptal ettim. Yani “orada bir köy var uzakta” ama ben gidemiyorum 😊 Neyse, umarım yakın bir zamanda başarabilirim artık yoksa rahat uyku yok bana… Denemek istediğim kahveye gelirsek, eğer bir gün Hawaii’ye gidersem, yerinde bir kona kahvesi içmek istiyorum. Ama kesinlikle peaberry olmalı 😊

 

KISA KISA…

En sevdiğin espresso bazlı kahve:Freddo cappuccino

En sevdiğin manuel demleme yöntemi:V60

En güzel kokan kahve: Makineden ilk damladığı anda espresso

En ilginç kahve:İçmedim ama sanırım Kopi Luwak

İçtiğin en kötü kahve:Lizbon’da içtiklerimin hepsi

Kahve çekirdeğini en çok beğendiğin ülke:Guatemala

Kahvenin yanında en çok sevdiğin eşlikçi: Taze kuruyemiş

 

Nazlı ile yaptığımız Kahve ve Seyahat Üzerine Söyleşi’nin sonuna geldik. Ben kendi adıma özellikle Yunan kahve kültürü adına pek çok şey öğrendim. Umarım sizler için de faydalı olmuştur.. Bundan sonra Yunanistan’a gittiğimde frappe değil de freddo sipariş edeceğim, ortamlarda havamız olur 🙂 Bir de Yunanistan’ın kahvecilerini gezme gibi bir hedefim var. Hem geleneksel olanları hem de The Underdog gibi nitelikli kahve alanında başarılar elde etmiş mekanları deneyimleyeceğim günleri iple çekiyorum. Nazlı’ya bu projenin bir parçası olduğu için huzurunuzda teşekkürlerimi sunuyorum.

Sizler de Yunanistan’dan Notları takip etmek isterseniz:

website: https://yunanistandannotlar.wordpress.com/

Instagram: @yunanistandannotlar

Facebook: Yunanistandan Notlar-Komşudan Haberler 

linkleri şuracığa bırakıyorum. Ayrıca evinizde ya da ofinizde nitelikli kahve demlemeyi seviyorsanız pek çok farklı ülkenin özenle kavrulmuş kahvelerini www.kahvefabrikasi.com sitesi üzerinden sipariş edebilirsiniz..

Bir sonraki söyleşide görüşmek üzere..

Kalın sağlıcakla, afiyetle…

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

Belki bunlarla da ilgilenebilirsiniz

Yorum yok!

    Yorum Bırakın