İTALYA Yeme-İçme Rehberi

7 ADIMDA FLORANSA YEME İÇME REHBERİ

Floransa İtalya’nın en güzel şehirlerinden biri. Rönesans denildiğinde akla ilk gelen şehri hatta.. Peki bizim konumuz bu mu? Bu yazı için değil.. Biz bu yazıda aç karnınızı doyurmaya geldik! (çok ağır olmadı umarım 🙂 ) Hee, dünyaca ünlü Uffizi Galerisi‘ni gezdim mi? Gezdim! Pitti Sarayı‘nda o piti piti yaparak tavan resimlerinden tavan resimleri seçtim mi? Eveett! (ne talihsiz bir adı var, hakkında kötü espri yapmayını dövüyorlar 🙂 ) Boboli Bahçeleri‘nde salındım mı? Tabi tabii. Tüm bunların sonunda sanat zehirlenmesi yaşayıp Stendhal Sendromu‘na yakalandım mı? Eveeetttt! Ama konumuz hala bu değil! “ABV VERSİN NİNÜ, KONU NEDİR? ALLAH AŞKINA BİR SÖYLE ARTIK!” dediğinizi duyar, derken de Frankenstein gibi kulaklarınızdan duman çıktığını görür gibiyim. Madem öyle, daha da uzatmadan konuyu, sadede geleyim.. Bu Floransa ‘da ne yenir ne içilir? Elimizde böyle bir soru var. Ben buna kendimce cevaplar vermeye çalıştım…

Pitti Sarayı

Öncelikle birtakım ön yargılarınızdan kurtulmanızı istiyorum (bu kadarına da hakkım var). “Burası İtalya diil mi kardeşim; pizza da yerim, makarna da yerim, mürekkepli risotto da yerim dişlerimi de boyarım, banene karrdeşim, ben bi şekilde yicem bunnarı!” gibi gereksiz çıkışlar yapmadan evvel sizi uyaralım. Her sakallıyı dedeniz sanmayın, her pizzaya da atlamayın 🙂 Her yemeğin&lezzetin yenildiği özel bir şehir, o şehirde özel bir mekan var genelde. Torino’da limonçello diye dellenmeyin, hevesinizi Sorrento’ya saklayın. Yahut tortelini yiyecekseniz Bologna’da efelenin. Eğer İtalya’nın sadece 1 şehrine gidiyorsanız her şeyi yeme çırpınışınızı bir noktaya kadar anlarım ama Büyük İtalya Turu yapıyorsanız az bi sakin. Taş yerinde ağırdır. Güzel bir araştırma ile pek cici nokta atışları yapabilirsiniz. Ama yine de her ne yerseniz yiyin dünyanın pek çok yerinden daha lezzetli olacaktır, bunu da kabul edelim.

Gelelim Floransa ‘ya.. Bunca laf sayıp döktükten sonra aslında yeme içme konusunda Floransa ‘da planladığımdan çok daha az mekana gidebildim. Bunun sebebi de benim İtalya’daki “ACIKAMAMA SORUNUM”. Böyle bir sorunumun olacağı 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Ama oldu bir şekilde.. O yüzden yer yer acıkmadan, kendimi zorlayarak gittiğim kimi zaman da yol üzerinde tesadüfen denk geldiğim mekanları sizler için derledim. Huzurlarınızda “7 Adımda Floransa Yeme İçme Rehberi” Afiyetle okuyunuz efenim 🙂

BAŞLAMADAN EVVEL GELEN UYARI!

İtalya’da gündüz gözüyle oturup dinlenebileceğiniz, telefonunuzu şarj edebileceğiniz ya da internetini kullanabileceğiniz bir yer bulabilmek neredeyse imkansız! Çok ciddiyim! Sokaklarda yorgunluktan dilim dışarda, ne olur cafe bulsam da otursam diye ellerimi gök yüzüne açıp dua ettiğim çok anlarım oldu ama dua kapıları kapalıymış:/ Sistem ayak üstü ye&iç git, al&götür üzerine kurulu. Kahvaltı ayakta yediğin kruvasan ve 3 yudumda içtiğin cappuccino’dan, öğle yemeği ayakta yediğin sandviçten ya da alıp götürdüğün pizzadan&makarnadan ibaret. Buna bir de siesta saatleri eklenince keçileri kaçırıyorsunuz. O yüzden otelinizden çıkmadan evvel cephanenizi (powerbank) sağlam tutmayı unutmayın! Rahat ayakkabılar giyin. Mümkünse varis çorabı giyin! Ayakta yemek ya da alıp götürmek masada oturup yemeye göre daha ekonomik evet. Ama ben oturmak istiyorum arkadaş, PARASI NEYSE VERİRİZ! Ah İtalya! Ayak üstü geçiştirmeceli, al-götürcü, benden uzak Allah’a yakıncı olmasan, güzel ülkesin aslında……

7 ADIMDA FLORANSA YEME İÇME REHBERİ

1-Caffé degli Innocenti (Kruvasanlı, üzümlü çörekli, cappuccinolu kahvaltı)

Floransa Terminali’nden çıkıp hostelime doğru yol alırken yerellerin takıldığı bu sevimli pastane dikkatimi çekti. Valizimle içeri dalıp bana ordan en köpüklüsünden bi kapuçino dök aplam + sen de üzümlü bir çörek sar a-bimm dedim. Herhangi bir reaksiyon alamadım malesef.. Aynı siparişleri yarım yamalak “İtalyancamla” yeniden verince işler rayına girdi. Çalışanlar pek sevimli. İnsanlar işlerine gitmeden evvel bir kornet (kruvasan)e yumulup bir de doppio (double espresso) çakarak kahvaltı olayını 5 dk içinde ayaküstü halletmiş oluyor. Pardon 5 dk mı dedim. 5 dk çok. 2 dk da toz oluyorlar bildiğin. Arkalarında kırıntılar bırakıyorlar. O kırıntıları da güvercinler gelip yiyor. Şaka değil.. İtalya’nın bitki örtüsü güvercin! Bir şikayetim yok, cici hayvanlar vesselam! Ama şu al&götürcü sistem yüzünden damarımı kessen kan akmaz, hepsi ayaklara inen karasulara karışmış durumda 🙂

Kapuçinosu iyi, üzümlü çöreği leziz, daha da gitmezseniz, eh ne diyim, siz bilirsiniz 🙂

ADRES: Via Nazionale, 57/r, 50123 Firenze FI, İtalya

Floransa Yeme İçme Rehberi – Caffe Degli Innocenti

2-Ghibellina Forno Pasticeria Since 1890 (Ayaküstü atıştırabileceğiniz tarihi pastane)

Rastgele bulduğum yer önemli bir mekan çıkınca havalara uçuyorum. Floransa sokaklarında kendimi ayaklarıma bıraktığım bir gün -ki o gün ayaklarım sapıtıp beni şehrin epey doğusuna sürüklemişti- binaları incelerken birden bu pastane dikkatimi çekti. “Hacı dedim, ben Yesempatik’sem bu mekanda bi atraksiyon var, aha da buraya yazıyorum.” Kalem aramak yerine mekana dalmayı tercih ettim. Tek kelime İngilizce bilmediklerine göreee…. Evet doğru yerdeyim 🙂 Mis gibi fırın&pastane! Gönlüne göre seç beğen al! Baktım kenarda tabure.. Bu ayaklar dinlenmeye hasret, tabure mabure çöküyorum artık Allah ne verdiyse.. Bir de espresso! Bereket versin ki “una caffe normale” demeyi öğrenmişim, elin İtalyalarında espressosuz kalmıyorum şükür..

Benim üzerime 10 kişi yedi gitti, DEFOLSUNLAR GİTSİNLER, BANANE, KRALI GELSE KALDIRAMAZ BENİ BU TABUREDEN! Bu kadar çirkinleşiyorsam vardır bi bildiğim ama siz yine de bana çok aldırmayın 🙂 Yediklerim de güzel, kahve de güzel. Üstüne üstlük o kadar ucuzdu ki.. 2 poğaçamsı çörek 1 espresso 2 Euro. 

Bu taraflara yolunuz düşerse ille bi uğrayın. Gerekirse siz de onlar gibi alın götürün, yeter, baş edemeyeceğim artık 🙂

ADRES: Via Ghibellina, 41, 50122 Firenze FI, İtalya

Floransa Yeme İçme Rehberi – Ghibellina Bakery

3.Osteria All’antico Vinaio (Dünyanın en leziz sandviçi 🙂 )

Eğer Uffizi Galeri‘si civarındaysanız ve insanların ellerindeki sandviçi kemirdiğini görüyorsanız o sandviçler All’antico Vinaio‘ya aittir, bilin istedim 🙂 HERKESİN ELİNDE BELEDİYENİN DAĞITTIĞI KAŞAR EKMEK GİBİ BU SANDVİÇ! Genelde çoğu insan severek yiyorsa orası güzeldir arkadaş! Bizdeki gibi düşünmeyin. Bizde tam bir özenti kültürü hakim! Bir sene trileçe popüler oluyor, genç kızlarımız trileçesiz yaşayamıyor; sonra San Sebastian Cheesecake moda oluyor, ALLAHINI SEVEN ÜZERİME LIMBIRDAYAN ÇİİZKEYK ATSIN! diye yalvarılıyor. Sonraki sene kuyruğuna girdiğimiz yemek&tatlı değişiveriyor. Ama Avrupa’da öyle değil! Napoli’deki pizzacı 150 senedir aynı pizzayı yapıyor ve 150 senedir popüler! O yüzden bir yerde kuyruk gördüğünüzde şişirmece mi acaba diye düşünseniz bile olumlu sonuç utandırıyor sizi sonrasında. Sadede gelecek olursam.. All’antico Vinaio‘nun sandviçleri çok popüler ve bu popülaritenin altını her manada dolduruyor. Hem lezzeti, hem fiyat&performansı, hem de servis anlayışı güzel. 

İlk iş kuyruğa giriyoruz. Kuyrukta millet ne almış diye incelemeye, tabelaları okuyup hatmetmeye vaktimiz oluyor. Korkmayın, arkadaşların eli hızlı, sıra çabuk geliyor. Genelde sandviçler 5 Euro. Ama içeriğine göre fiyat bir miktar artabiliyor. Kendilerine özel ürettikleri, ekmek ile pide arası ama epey sert bir ekmekleri var. Bunu da kendi fırınlarında üretiyorlar. Bu ekmekleri kare kare kesip, siparişinizi hazırlayıp kağıda sarıp elinize tutuşturuyorlar. Ekip öyle enerjik ve espritüel ki, siparişinizi alırken başlayan geyik hesap ödeyene kadar devam ediyor 🙂 Ben gorgonzola peynirli, kızarmış kabaklı, porçini mantarlı, rokalı ve trüf soslu olanı denedim. Muhteşemdi! Öğlen yedim, akşam dahi acıkamadım. Defalarca çemkirdiğim üzere alıp götürmeyi ve ayakta yemeyi sevmediğimden içerideki taburelere oturup yedim, bardağı 2 Eurodan da şarap aldım. 

O kadar kalabalıkla hakkını vererek başa çıkıyorlar, yorulduk diye acısını müşteriden çıkartmak yerine kendi aralarında espriler yaparak deşarj oluyorlar. Adamların gözü paraya doymuş ağbiii dedikodularını mümkün değil yapamıyorsunuz. Böyle olunca mekan gözümde daha da yükseliyor. Sizler de Floransa ‘ya gittiğinizde bir öğle yemeğinizi All’antico Vinaio‘da yiyin derim.

ADRES: Via dei Neri, 76 R, 50122 Firenze FI, İtalya

Floransa Yeme İçme Rehberi – All’Antico Vinaio

4.Caffe Manioli (Ponte Vecchio manzaralı, dinlenip telefonunuzu şarj edebileceğiniz cafe)

Parantez içinde belirttiğim detaylar İtalya için çok önemli. Çünkü sürekli çemkirdiğim şu al&götür, BEKLEME YAPMA DEVAM ET! sisteminin bende açtığı derin yaraları öğrendiniz 🙂 Mesela ayaklarım kopana kadar gezmişim, ayakta bot, spor ayakkabı gibi değil, yoruyor! Bir iki düzgün fotom olsun diye de etek giymiş kombin yapmışım, üşümüşüm.. Karşıma çıkan mimari güzellikleri fotoğraflamışım, şarjım bitmiş, telefonum kapanmış. İhtiyacım olan şey bi kahve, sıcak bi cafe ve priz! Bu bu kadar zor olmamalıydı, İtalya’da zor. O yüzden Caffe Manioli‘nin elini eteğini öpün 🙂 Üstüne üstüklük tam da Ponte Vecchio‘ya bakıyor, manzara da cabası.. Tabi kahveler Lavazza, normalden pahalı. Ama yeri geldiğinde insan daha çok para ödemeyi göze alıyor, yoksa kendimi Ponte Vecchio’dan aşağı atacaktım artık 🙂 Mekanın aslında geniş bir menüsü var, şöyle bir bakar ille kafanıza yatan bir şey bulursunuz. Hadi yine iyisiniz!

ADRES: Via de’ Bardi, 73, 50125 Firenze FI, İtalya

5.Trattoria Za Za (Nefis bir akşam yemeği)

Akşam yemeği vakti gelip çatmıştı. Ama ben hala acıkamamıştım.. İtalya seyahatim boyunca kapanan iştahım beni zor duruma soktu. Sen dünyanın en iddialı mutfağına sahip ülkeye git, iştahın kapansın! Olacak iş değil! Sonra Ninü dedim, bi daha mı gelecen Floransa ‘ya dedim -da neden gelmeyeyim?- kalk git, bir tadına bak en azından dedim. Listemde 2 mekana yoğunlaşmıştım. Pazartesi akşamı olduğu için istediğim mekan kapalıydı ben de oyumu diğerinden yana kullandım. Trattoria Za Za. Tabi böyle restoranlara rezervasyonsuz gitmek pek sağlıklı bir karar değil ama son dakika karar verdiğimden ve yalnız olduğumdan şansımı denemek istedim. Vakit de çok geç değildi, rahatlıkla yer buldum. Mekanın dekorasyonu keyifli. Ben böyle mekanlara bayılıyorum. Bana Saraybosna’daki Dveri’yi ve Belgrad’daki Lorenzo&Kakalamba’yı hatırlattı.

Menüyü incelemeye başladım. Son zamanlarda eskisi kadar aşırı araştırma yapmadığımdan bazen gittiğim yerde de araştırmaya devam ediyorum. Mesela bu mekan için Foursquare’e ve Google Maps Yerel Rehberlere girdim, insanların en çok neyi beğendiğine baktım. Oklar trüf soslu makarnaları gösteriyordu. “Ravioli in a creamy truffle sauce” (10 Euro) ile yarım litre house wine söyledim. Siparişim geldi, siparişim mideme indi. Ben dünyanın en yavaş yemek yiyen insanlarından biri olabilirim ama bu makarna ve sosu o kadar güzeldi ki jet hızıyla yiyip bitirdim, DİBİNİ EKMEKLE SIYIRDIM. ŞAKA DEĞİL! Bu ne güzellik vicdansız! Hani acıkamıyodum? Yemezler! Yani yedim.

Floransa Yeme İçme Rehberi – Trattoria Za Za

Bilin bakalım ne yaptım? Yeniden menü istedim. Bu sefer de belki de ilkinden daha güzel bir şey seçtim. Siz hiç kızarmış enginar yediniz mi? Ben yedim ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak… Porçini mantarını ve enginarı paneleyip kızartmışlar. Başına duvak tak, gelin gibi gelin! Acayip keyfe geldim. Son söylediğim aslında iki kişi paylaşsa daha münasip olacak bir ara sıcaktı. Ama aramızda ara sıcağın lafı mı olur canım! Gömdüm! Pişman değilim. Trattoria Za Za artık benim iyikim! Şaka yapmıyorum ama ciddi de değilim 🙂

ADRES: Piazza del Mercato Centrale, 26r, 50123 Firenze FI, İtalya

6.La Menagere (Günün her saati her öğün için gidilebilecek, hoş tasarımlı şık mekan)

Floransa sokaklarında ilk gezintiye çıktığımda bu mekanın önünden geçtim ve “Ben bu mekana kesin gelirim.” dedim. Kesin gittim, kesin bilgi yayalım 🙂 İki gün boyunca önünden en az 5-6 kere geçtim ama hep farklı yerlere gitmem gerektiğinden bir türlü deneyimleyemedim. Floransa ‘daki son akşamımda güneşi Michelangelo Tepesi’nde proseccomla biscottimle batırma fikrim yağmurdan ötürü suya düştü. Sağanak yağmur bastırdı, tepedeki kiliseye sığındım. Şehri en azından ışıklandırılmış haliyle göreyim diye direndim, bu güzellik de bana yar olmadı. Yağmurlu havanın etkisi ile mi bilmem, alacakaranlık oldu ama ışıklar ışıl ışıl parıldamadı. Ben de yaklaşık 2 saatimi kilisede heba ettiğimle yağmurda ıslandığımla kaldım. Hostele uğrayıp  La Menagere‘e öyle uğrasam iyice vakit geçecekti ve ben belki o yorgunluk ve sucuk gibi ıslanmışlıkla çıkmak istemeyecektim. Artık buraya gidemezsem içimde kalacak diyerekten kendimi o halde mekana attım.

Epey kalabalık ve talep gören bir mekan, akşam yemeği için yer bulmak da rezervasyonsuz cidden güç. Ben sadece bir şeyler içeceğimden giriş kısmındaki masalarda bi yer buldular bana. Önce yerel bi bira söyledim. Biranın yanında zeytin, kapari, soğan cipsi ve ev yapımı patates cipsi sundular. Sonra yan masadan kıskandığım aperollü kokteyli söyledim. Hem görseli müthişti hem de lezzeti. Bir de İtalya’da gördüğüm en güleryüzlü garson benimle ilgileniyordu. O yüzden Nünü’nün iyi mekan kriterlerinin hepsini sağlayarak La Menagere sınıfını başarıyla geçti 🙂 Sırf şu cafede keyif yapmak için Floransa ‘ya yeniden gidilir, net! Tabi ben mekanlarda vakit geçirmeyi çok sevdiğim için böyle düşünmüş olabilirim. Dışarıda yemek yemeden seyahat edenler de mevcut..

ADRES: Via de’ Ginori, 8/R, 50123 Firenze FI, İtalya 

Floransa Yeme İçme Rehberi – La Menagere

7.Leonardo Biscotti (Biscotti yiyebileceğiniz en güzel adreslerden biri)

İtalya’nın biscottisinin meşhur olduğunu biliyorum. Ama özellikle bir yer arayıp bulmamıştım. Zaten buna ne gerek var, yollar karşıma en güzellerini çıkarıyor! Floransa ‘daki bit pazarında karnımı doyurmuş, kendime Duomo’lu bir çerçeve almış Floransa sokaklarını arşınlıyordum. Ufacık vitrini ile bana gülümseyen mekan belli ki çok kıymetli bir mekandı. Artık tipinden anlıyoruz 🙂 İçeri zıpladım, biscottilerin tadına baktım. Hepsi birbirinden güzeldi, tabi en klasiği bademli olan. Bu biscottilerle ilgili çok şehir efsanesi dolaşıyor. Kimisi kahveye batırılıp yenilir diyor, diğerleri itiraz ediyor, hayır efendim ne kahvesi, Vin Santo şarabına batırıp yiyeceksin diyor. Kafanız çok karışıyorsa siz bir yere batırmadan dümdük yiyin gitsin 🙂

Bicottinin tarihi Antik Roma’ya dayanıyor. Eski yıllarda asillerin davetlerinde, kutlamalarda içi bol bademli dışı balla baharatla çevrili bu bisküviler ikram edilirmiş. Sonra bu lezzet halka inmiş çünkü biscotti kolay kolay bozulmazmış. Yolculuklara, savaşlara çıkmadan evvel yanlarına alırlar sonra acıkınca minik minik atıştırırlarmış. 

Floransa Yeme İçme Rehberi – Leonardo Biscotti

Biscotti nedir? Biscotti un, şeker, tereyağı, yumurta, bademle hazırlanan; kek, kurabiye, bisküvi, gevrek arasında bir lezzettir. Kurutulduğu için de uzun süre saklamaya müsaittir. Şimdi hanımlar arasında pek popüler, günlerde boy göstermeye başladı. Hatta benim bir arkadaşım İtalya’dakinden güzel yapıyor, bu satırları okuyorsun şu an, evet sen 🙂

Kendime bir güzel karışık paket yaptırdım ve İtalya seyahatim boyunca yedim. Böyle leziz, böyle bereketli, böyle ergonomik başka lezzet yok bence. Benimle kaç şehir gezdi, en son bir kaç tanesini İstanbul’a getirip peyderpey yedim 🙂 Hem deneyin, hem de sevdiklerinize hediye olarak alın. Makarna getirmekten daha iyi bir fikir bence 🙂

ADRES: r, Via dei Macci, 65, 50122 Firenze FI, İtalya

Bugün de doyduk çok şükür 🙂 Floransa ‘da sanata aç olsanız da ille karnınız da acıkacak. O zaman da imdadınıza Ninü yetişecek 🙂 Floransa ‘da daha bir sürü güzel mekan vardır eminim. İtalya’da kötü bir şey bulmak zaten güç, gurme bir ülke, ağızlarının tadını biliyorlar. Siz yine de işi sağlama almak, Euro ya karşı boynu bükük kalmamak istiyorsanız önce blogları, sonra Tripadvisor, Foursquare ve Yelp gibi uygulamaları tarayıp öyle gidin derim. Ya da ne bileyim, dalıverin bi trattoriaya, osteriaya, ristoranteye! Dalıverin bi caffeye, “una espresso normale per favore!” diyin, mis gibi için espressonuzu. Kendinize manzaralı bir köşe bulun, sipariş edin prosecconuzu. Ya da ne bileyim çantanızda taşıdığınız sandiviçinizi yiyin Michelangelo Tepesi’nde. Ama bir şekilde düşün yollara yollara..

Yollar benim, yollar bizim.

Dünya hepimizin!

Yeni yollarda görüşünceye kadar..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

10 LOKMADA BÜKREŞ YEME İÇME REHBERİ için şurayı,

15 MEKANLA BERLİN YEME İÇME DOSYASI için burayı,

BUDVA YEME İÇME REHBERİ : NE KADAR DA İTALYAN BİR MUTFAK! için linki tıklayınız!

Belki bunlarla da ilgilenebilirsiniz

Yorum yok!

    Yorum Bırakın