24 Saatte GÜRCİSTAN

BATUM ‘UN KENDİSİNE SORDUK: 24 SAATTE BATUM NASIL GEZİLİR?

Eğer Karadeniz’de iseniz “Müsaitseniz annemler bu akşam size oturmaya gelecek.” kolaylığında Batum‘a geçmeniz mümkün. Çünkü hem Gürcistan Türkiye’den vize istemiyor hem de yeni çipli kimliklerle elini kolunu sallayarak Sarp sınır kapısından girebiliyorsun(uz). Bu el kol sallama olayı önemli çünkü el cepte geçince o tadı vermiyor 🙂 Artvin’in Hopa İlçesi sınırları içinde yer alan Sarp Sınır Kapısı‘ndan Gürcistan’ın Acara Özerk Bölgesi’nin en önemli şehri Batum ‘a kolaylıkla geçebiliyorsunuz. Yani nasıl bir kolaylık, şöyle bir kolaylık -bildiğin- TUVALET TERLİĞİ ile gelen abiler gördü bu gözler. Abim hacetini gidermiş, öylecenek palas pandıras sınır kapısında bulmuş kendini 🙂 Tabi bu kolay geçiş olayı iyi bir olay mı yoksa bazı kişiler acaba çok da kolay geçemeseler mi burada tartışmaya kalkarsak linç yeme ihtimalimiz var. Gelgelelim bu abiler -genelde- çoluğun çocuğun rızkını haçapuri gibi pofidik ablalara yatırmaya, kendilerini kumarda batırmaya gittikleri içün çok da savunulabiliteleri yok sanki :))) Yazının seyri pislik bir yere doğru gitmeden onu kulağından tutuyor, edebimizle döpiyesimizi giyip elleri TRT korosu tutuşuna getirip efendi gibi Batum ‘da ne yenir, Batum ‘da gezilecek yerler, Gürcistan’ın para birimi nedir sorularımızı bizzat Batum ‘un kendisine yöneltiyor, testimizi menbaından dolduruyoruz. Çekirdeği, çiğdemi kaptıysanız, hadi başlıyoruz. 

24 Saatte Batum Nasıl Gezilir?

Merhaba Batum. Seni yeni tanıyacaklar için bize biraz kendinden bahseder misin?

Selam millet! Ben Batum, aslında Batumi.. Biz Gürcüler her şeyin sonuna “i” koymaya bayılıyoruz. Sokak isimlerine falan bak mesela bıdı bıdı “vili” mını mını “shili” haydilillirilillirilillirilillillillillillil ya tadında bir dilimiz var. Açıkçası biraz arada kalmış bir şehrim. Biliyorsun bir zamanlar sizindim. Tabi senin benim olaylarına girersek fena kavga çıkar o ayrı ama zamanında Elviye-i Selase (üç sancak) den biri olduğum doğrudur. Osmanlı-Rus Harbi sonrası Osmanlılar yenilince savaş tazminatı olarak Kars ve Ardahan ile beraber beni de veriyolar. O dönem Rus kafasına meylediyoruz. Derken öbür ikiliyi geri alıyolar ama ben kalıyorum, sonrasını biliyosunuz işte..

Hazır tarih konusu açılmışken.. Kimler geldi, kimler geçti be Batum?

Abi üzüm suyum içmeye mi geldin, kanayan yaram deşmeye mi geldin? Neyse sen yabancı diilsin anlatayım.. Epey bi geriye gitmemiz gerek.. Afrodit’in cillop gibi ortalıkta dolanıp milleti birbirine kırdırdığı, Poseidon’un okyanuslara kafa tuttuğu, Ares’in “acaba bugün kimi dövsem” diye Bağcılar genci gibi elinde kola çekirdek salım salım salındığı zalım zamanlar.. Yunan etkisi, Pers kafası, Pontusu Rumu, Roması derken Osmanlısı, bundan iyisi Şamda kayısı ama.. Bırakmadılar ki yaşayayım.. En son dediğim gibi Ruslarda kalıyorum, 1991’de Gürcistan bağımsızlığını ilan edince de Adjara Özerk Bölgesi’nin başkenti oluyorum falan. Yav niye açtık şimdi eski defterleri.. Hancı, şarap getir!

24 Saatte Batum Nasıl Gezilir?

Bak ben sormadan sen söyledin.. Şu şarap konusu.. Sahi ilk sizden mi çıktı şarap? Petrol gibi toprağın altından çıkan bi sıvı değil ama sonuçta tarihi kalıntılar falan varmış. Toparlayacak olursam, ilk şarabı siz mi ürettiniz yoksa “Avrupa’da hep kızlar teklif ediyomuş.” gibi bir şehir efsanesi mi  bu konu?

Bak sahiden var böyle bir mevzu. Benim sınırlarda değil ama Tiflis yakınlarında yapılan bir kazıda 8000 sene evvel oralarda şarap elde edildiğine dair bazı kalıntılar bulundu. Bilim ilerlemiş abi, kalıntıları kazıyıp çözüp içindeki maddelere bakmışlar, şarap fermentasyonunda rastlanılan asit ve bileşiklere ulaşmışlar falan. Yoksa 8000 yılda üzüm mü kalır? Hani tam olarak şurası denmese de İran, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye arasında bir yerlerde olduğu konusunda tüm dünya hemfikir. Bak şarabımız harbiden iyidir. Vereyim sana bi kadeh Saperavi?

Röportajımızı bitirelim, kadehleri tokuşturalım Batumcum. O diil de, para konuları ne alemde? Para biriminiz ne?  

Valla çulsuzluktan para birimimizi unuttuk iyi mi agfsjk -gülüşmeler-. Bizim birim Lari abi, Georgian Lari’nin kısası GEL olarak da biliniyor. Bak para birimimiz bile çağırıyor sizi, GEL’in de para görsün cebimiz az! -tekrar gülüşmeler-. Biz kendi halinde gelişmekte olan bir ülkeyiz, durumlar şimdilik stabil. Ama sizin para birimi regl dönemi gelmiş hatun gibi fevri hareketler yaptığından bizim para da kıymete bindi. Dün baktım 1 GEL: 1.94 TL. Sizin parayı ikiye katladık iyi mi hahahah.

Batumcum, kardeşim, güzel başladık tatlı tatlı devam edelim lütfen. Amma da keyfe geldin ya, istersen biraz da senin “karanlık” taraflarından bahsedelim? Millet sana kumara, karıya kıza geliyor diyorlar? Sen ne diyorsun?

Bak bozuşacaksak levyeyi elimin altında yakın bir yere koyayım. Şimdi canım şöyle de bir gerçek var. Bize mana bulmayın. Siz Türkler nereye gitseniz otomatikman yer altı dünyasını devralıyorsunuz. Ukrayna öyle, Almanya öyle, Karadağ bile öyle.. Bak Vietnam bu yüzden size vize vermemek için bin dereden su getiriyor. Şimdi iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırmak gerek. Bi saniye.. Ulann harbiden dee.. Neyse, bak bizde kumar serbest biliyosun. O yüzden akın akın gelme olayı söz konusu. Bu da benim suçum değil. Türkleri de yine Türkler kandırıyor genelde, bu da benim problemim değil. Yani siz bu işi kendi içinizde mi halletseniz acaba? Sene olmuş 2019 hala mı barda pavyonda kazıklanmayı başarabiliyorsunuz? 1970’lerin Türk sinemasında bile konsomatrislerin haybeden şampanya patlattırıp hesabı kabarttıklarını görmediniz mi? Gitmeyin kardeşim siz de oralara! Kötüden emsal olmaz, iyiyi de arayan bulur, ne diyeyim..

Vurun abalıya demek.. Hadi bakalım, öyle olsun.. Yavaştan midemiz kazındı, karnımız acıktı gibi. Söylesene, Batum ‘da ne yenir ne içilir?

Nihayet! Bana bunlarla gelinsin.. Bizim yeme içme kültürümüz çok da farklı değil aslına bakarsan. Eee tabi ne bekliyoruz ki, aynı coğrafyayı paylaşan iki komşuyuz sonuçta. Biz hamur işine pek düşkünüz. Bir “haçapuri”miz var ki dillere destan. Hatta Türkiye’den Karadeniz’den gelen arkadaşlar bizim Adjaruli Khachapuri‘yi Trabzon pidesine benzetiyi. Bak benim de şivem kaydı bir an 🙂 Bu haçapuri illeti bağımlılık yapan bişi. Hamur gibi hamur! Ama olay bizim “sulguni” peynirinde bitiyor. Tereyağımız da hastır! Üzerine de kırdın mı yumurtayı, sabahlar olmasın! Haçapuri çeşit çeşit tabi. Bu anlattığımız Acara usulü Haçapuri (Adjaruli Khachapuri). “İmeruli haçapuri” var mesela, bunda da peynir hamurun içinde kalıyor, şekil yuvarlak. Sonra “megruli haçapuri”de peynir hamurun üstünde, yine yuvarlak pizza gibi, mekik değil. 

Adjaruli Khachapuri

Tabi haçapuri ile olay bitmiyor. Bunun daha hinkalisi (khinkali) var. Bu da sizin mantıya benziyor ama daha irisi ve içi sulusu. Önce suyunu dikeceksin kafaya sonra yumulacaksın mantıya! Tabakta çatal bıçakla yemeye çalışırsanız vallahi darılırım. Çeşit çeşit yapılmakla beraber etli olanlarda genelde domuz eti kullanılır, hassasiyeti olanları uyaralım. Yanına da açacaksın mis gibi armut gazozunu, oy oy oyy. Bir de yeşil renkli tarhun otundan yapılan gazozumuz var ki içmeyen pişman. Öyle ya da böyle aromalı gazozlarımızı muhakkak deneyin derim.

Bak bir de “lobiani”nimiz var ki parmaklarını yersin! Lobio fasulyesi dolgulu bir çeşit hamur işi bu da. Böyle yusyuvarlak avuç içi kadar bişi. Aklınızda bulunsun!

Tüh, en önemlisini unutuyorduk az kalsın! Bizde bir cevizli sucuk var ki adama deli gömleği giydirir! “Churchkhela” diye de insana kurdeşen döktüren bir ismi var. Yolda izde, dükkanların önünde sarkıtılmış halde görürsün illa! Bir tanecik yemezsen darılırım valla! İçinin dolgusuna, dışının kalitesine göre fiyatlar değişir. Hediyelik olarak da düşünülebilir.

Oh oh maaşallah! Batum’a bir sor 1000 dinle 🙂 Biraz da görülmesi gereken yerlerden mi bahsetsek? Hazır karnımız tok, sırtımız pek!

Abi sen bana ne bakıyosun, konu yemek olunca kısmi bilinç kaybı yaşıyorum 🙂 Ben şöyle kısa kısa özet geçeyim sana gezilecek yerleri.

1-Tiyatro Meydanı ve Poseidon&Neptün Çeşmesi

Sen yabancı değilsin, bir itirafta bulunayım. Biz Batum ‘u inşa ederken diğer memleketlere çok özendik. İçimiz gidiyor, benim neden püskevitim yok şeklinde fena halde özeniyoruz. Durum böyle olunca ağırlıklı olarak İtalya’dan etkilendik diyebilirim. Bu Foseydon heykelidir, Neptün Çeşmesi’dir, hep Bolonya’dan arak. Yani sen brak brak brak, palavera bırak 🙂

Deniz tanrısı Foseydon’un (Poseidon) üç uçlu mızrağına mı bakarsın, memintolarından su fışkıran hatunlara mı bakarsın bilemem ama.. İşte buralar hep rönesans, ne yaparsın?

Tiyatro Meydanı‘m güzeldir, tiyatrom var, sonra beni Ruslardan kurtarmak için emek eden Memed Abashidze‘nin heykeli var. Şöyle bir turlayınca Astronomik Saati görürsünüz zaten..

2-Astronomik Saat

Burada da Çeklere bir özenme söz konusu 🙂 Ne yapalım, biz savaştan, istiladan başımızı kaldırmaya çalışırken dünyanın geri kalanında sanat da ilerlemiş mimari de! Biz onlara yetişene kadar yapılabilecek en güzel şeyleri yapmışlar, bize de taklit etmesi düşmüş. Meydanlarımızın dokusunu olumlu yönde geliştiren hoş yapılar.. Zaten National Bank of Georgia binasında yer alıyor -ki onu da UNESCO koruma altına almış durumda- gözünü sevdiğimin UNESCO’su 🙂 

3-Avrupa Meydanı ve Medea Heykeli

Ooo geldik en sevdiğim yere! Avrupa Meydanı’m candır bir kere! Meydan gibi meydan! Ortada Medea ve altın koç postu heykeli. Ya bu Medea öldürecek beni! Tam bir zilli! İason adında bi delikanlımız var, bunun babasını amcası öldürüyor çocukken. Bu kinleniyor, sen dur ben sana gösterecem diyo. Neyse uzak diyarlarda bir altın koç postu var, biz buna ulaşırsak daha da kimse duramaz önümüzde diyo. Delikanlı ve arkadaşları Argo isimli gemiye atlayıp Ege Denizi’nden kaptırıp Karadeniz üzerinden Gürcistan’a kadar geliyorlar. Bunlara da Argonotlar deniyor gemiden mütevellit. Neyse bizimki kralın kapısına dayanıyo, aga o post bana lazım, vericen bi şekilde diyo. Kral diyo ki babayı vericem, yok öyle yağma. Verirsin vermezsin, yer misin yemez misin.. Derken kral diyo ki vay efendim ateş püskürten öküzü öldür, yok ejderhanın dişlerini toprağa göm de dişlerinden asker çıksın falan, bu yetim çocuk tüm bunları nasıl yapsın vicdansızlar! Kral Aiet’in istekleri oldu mu sana dağ.

Medea ve Altın Koç Postu Heykeli

Bereket versin kralın kızı Medea jet hızıya İason’a aşık oluyo -ki bu kızlar yabancı memleketten gelen adamlara aşık olmak için yaratılmıştır- ve ona yardımcı oluyo. Medea zillisinde büyücülük, hipnozculuk, bakla falı, ne ararsan var; ejderhayı uyutup altın koç postunu alıp gemiye atlayıp Antik Yunan’a dönüyolar. 2 de çocuk patlatıyolar da.. İşler karışıyo yavaştan, bizim İason Medea‘yı güzel bir hatunla aldatıyor -burada herkes Hülya Avşar bileme aldatılmış şu dünyada Medea mı aldatılmayacak diye bi iç geçirdi farkındayım-. Medea basıyor odunu veriyor zehri, ortalık kan revan! Bi bu Medea bir de Medusa, bi yüzleri gülmedi ya. Neyse, onlar erememiş muradına biz şimdi ne demeye çıkalım ki kerevetine 🙂 

4-Piazza

Geldik yine bir özenti harikasına! Bence taklit ettiklerimiz içerisinde en iyisi. Piazza zaten meydan demek. Bir adet saat kulesi, sonra efendime söyliyim yerlerde mozaikler.. Güzel bir yer Piazza! Avludaki mekanlardan birine deve gibi çöküp bira içmeli. Batum ‘a yolu düşen buradan bir kez geçmeli.

Piazza

5-Miracle Park

Sahil şeridim tam bi mesire yeri. Gençler bir yanda omuzda teyp brek dansını yapıyor, diğer yanda çoluk çömbelek aile boyu yürüyenler dönme dolaba binenler. Tam yaz şehriyim aslında. Yazlık belde sahil şeridimsi bi park bu Miracle Park. İçinde bir takım heykeller -en önemlisi Ali&Nino- kuleler (Alfabe ve Çaça Kulesi) ve dönme dolap var.

Miracle Park

  • Alfabe Kulesi

Bak bu bizim milli gururumuz. Dünya üzerinde kabul edilen 13 alfabe var, biri biz. Biz bu harfleri üzüm salkımlarına benzetiriz. Pek bi gururlanırız alfabemizle. Ama işte zor be abi, biz bile zorlanıyoruz 🙂 DNA sarmalı şeklinde kule, biyolojiciler FAV! Kulem güzeldir ama, 10 Lari karşılığında kuleye çıkabilir, Batum’u -yani beni- tepeden seyredebilirsiniz. Tepede bar da var hem. Kokteyldir, şaraptır, gırla. Koltuklara çöküp dinlenmek için ideal. Ama çok da bi atraksiyon yok. Düşük beklenti, yüksek mutluluk formülümüz.

  • Chacha Kulesi

Bak bu kulede de size özenmişiz. İzmir Saat Kulesi’nin tıpkısının aynısı! Çeşmesinden chacha denilen yerel içki aktığına dair rivayetlere de kulak asmayın, yok öyle bi dalga. Zamanında bi blogger bir yerden duymuş yazmış, diğerleri de ondan kopyalayıp yapıştırmış, ama ben hiç yakıştıramadım 🙂

Chacha Kulesi

  • Ali&Nino Kinetik Heykeli

Geldik en acıklı kısma.. Gün geçmiyor ki yeni bir mezhep çatışmalı, ayrılıp kavuşamamalı aşka tanık olmayalım. Of of.. Bu çok uzun bir hikaye.. Heykel 2010 senesinde Tamara Kvesitadze tarafından yapılıyor. Akşam 19.00 dan sonra harekete geçen heykel yaklaşık 7 dk da bir birbirinin içinden geçen 2 demir insan heykelinden oluşuyor. Azeri Kurban Said lakaplı yazarın “Ali and Nino: A Love Story” adlı eserinden ilham alınarak yapılmış. Ali Azerbaycanlı Müslüman bir asilzade, Nino ise Hristiyan Gürcü bir prenses. Neden dinlerini söyledik, çünkü bu birliktelik ve sonrasındaki ayrılık hep bu din ve kültür ayrılığından kaynaklanıyor. Bir de savaş.. Ali ve Nino tam kavuşmuşken sonsuza dek ayrılıyor. Bu heykelde de öyle, tam bir araya geldiler diyorsun, hooop ayrılık. Ayrılık, ayrılık aman ayrılık, her bir dertten ala yaman ayrılık! Chacha mı getirin!

Ali ve Nino

Hocam bir saniye.. Olay çok dramatikleşti. Sen de fena efkarlandın. Az bi soluklan da bize Batum’da denize girilir mi onu anlat hele..

Ayıpsın abi, neden girilmesin ki? Ben de bu insanları anlamıyorum. Bal gibi de girilir. Ama tabi Karadeniz, bi Akdeniz, bi Ege diil. Ben de tatile Marmaris’e gidiyorum, güzel oluyor. Plajım taşlıktır, merkezdedir. Şezlongum şemsiyem mevcuttur, cüzi bir ücret karşılığında emrinize amadedir. Yazın geliyorsanız aklınızda bulunsun.

Batumi Beach

Batumcum, canım, sağolasın bizi kırmadın, yaptın yine güzelliğini, aydınlattın bizi. Bak İstanbul’a gelirsen bi ALO’ya bakar, telefonun ucundayım unutma! Varsa bi son sözün, halkımıza iletelim..

Abim benim! İyi ki diyorum. İyi ki yaptık bu söyleşiyi. Hem güldük, hem dertleştik hem de kurtlarımızı döktük. 

Eyvallah karşim.

Benim en son bir kaç önerim daha var, şöyle madde madde sıralayayım.

  • Kahvaltı, nitelikli kahve ve haçapuri için Coffeetopia Batumi’yi,

Coffeetopia Batumi

  • Nezih bir ortamda şarap yanı nefis bir sezar salata için BK’i

BK

  • Gece ışıklarıyla tepeden Batum manzarası için Radisson Blu terasını öneririm.

Radisson Blu

15 lari olmasa teleferiği de önerirdim ama.. 2 ile çarpınca tokat gibi çarpar diye korkuyorum 🙂 Neyse ki bi Sterlin diil. Maazallah 7 ile çarpayım derken cehennemin 7. katından kartpostal yollamak da var! 

En yakın zamanda İstanbul’a bekliyoruz seni. Gel bi çayımızı çorbamızı iç, sana da değişiklik olur hem.

Abi senin güzel hatrın için söz gelicem. Ne getiriyim abime? Churchkhela getiriyim? 

Kardeşim sen kendini getir, bizde sucuk var zaten.

Peki o zaman, İstanbul’da görüşürüz.

EEE, peki o zaman, bir sonraki seyahatte görüşünceye kadar..

Kalın sağlıcakla, afiyetle..

Eyvallah..

Nilgün KARAKAŞ

“Batum’un Kalbinde Nezih Bir Mekan: Coffeetopia Batumi” yazımı okumak için şuraya TIK!

“24 Saatte Saraybosna Nasıl Gezilir? yazımı okumak için buraya TIK!

“Bir Küçük Mostar Meselesi” yazımı okumak için de yok arTIK!

 

Belki bunlarla da ilgilenebilirsiniz

Yorum yok!

    Yorum Bırakın